19 Şubat 2012

Bebekler Yalancı emzik kullanmalı mı??

Her bebeğin ihtiyaç duyduğu yalancı emzik ya da parmak emme, zamanında bırakılmazsa dişlerde dizilim bozulmasına neden olabilir.Parmak emme alışkanlığı, yalancı emzik kullanmayan bebeklerde ya da yalancı emzikten vazgeçirilen çocuklarda kendiliğinden ortaya çıkabiliyor. Doğası gereği parmak emme alışkanlığı daha zor terk ediliyor.

Uzmanlara göre, yalancı emziğin 4 yaşından önce bırakılmasıyla kalıcı bir sorunun oluşması engellenebilir. Eğer 4 yaşından sonra bu alışkanlıklar ailenin gayretiyle bıraktırılamıyorsa mutlaka diş doktoru veya ortodontiste başvurumak gerekiyor.
Emmeyi engelleyen çeşitli aygıtlar, değişik telkin ve uygulamalar ile çocuğun bu alışkanlığı bırakması sağlanabilir” diyen Diş Hekimi Aylin Sezen Yalçın, uzun süren bu alışkanlıklar sonucunda en önemli sorunun da burun ve geniz bölgesinde yaşandığını söylüyor.

BÜYÜK BADEMCİK VE AĞIZ SOLUNUMU GELİŞİR

Dr. Yalçın, “En önemli ve çok sık görülen problem çocuğun burun yollarındaki tıkanıklık dolayısıyla burun solunumunu tam anlamıyla yapamadığı için ağız solunumu yapmasıdır. Böyle çocuklarda özellikle istirahat halinde yani televizyon seyrederken ya da ders çalışırken ve gece uyurken ağız açıktır. Gece horlama vardır. Yastıkta tükürüğe bağlı ıslaklık olur. Ağız solunumunun neticesinde üst çenede darlık, çapraşıklık meydana gelir. Bu çocuklarda yüz tipi de değişir. Daha uzun bir yüz tipi gelişir. Gözaltları düzleşir. Ailelerin bu soruna kayıtsız kalmayarak ağız solunumundan şüphe ettiklerinde bir ortodontist ve kulak burun boğaz uzmanına danışmaları gerekecektir” diyor.

Diş Hekimi Aylin Sezen Yalçın, hem ağız hijyenini olumsuz etkileyeceğinden hem de dişleri bozabileceğinden tırnak yeme ve kalem ısırma gibi alışkanlıkların da en kısa surede tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor.

 
Hazırlayan:tepki
kaynak:sabah.com

18 Şubat 2012

Uçak seferleri başladı

AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş,havaalanında açıklama yaptı, daha önce İstanbul uçuşlarının yapıldığını anımsatarak,yolcu olmaması ve doluluk oranlarının düşük olmasından dolayı işletmecilerin bu işi devam ettirmediğini söyledi.Bu Gece saat 23.45′te İstanbul’dan hareket eden 70 kişi kapasiteli ATR-500 tipi yolcu uçağı, 00.45 te Çanakkale Havaalanına iniş yaptı.Atatürk Havaalanı’na inebilme taleplerinin olduğunu ifade eden Daniş, ”Ama bu sadece Çanakkale’nin bir sorunu değil, bunu da biliyoruz. Bu konudaki görüşmelerimiz devam ediyor. Öyle sanıyorum ki bu defa İstanbul seferlerini sahipleneceğiz ve daha uzun süreli olacağını düşünüyorum. Ankara uçuşları oturdu. Şimdiki hedefimiz daha büyük uçaklarla Ankara’ya bu uçuşların gerçekleştirilebilmesi. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde havaalanımızın genişletilmesi konusu var. Bu da Çanakkale’de hava ulaşımının daha da sürdürülebilir hale gelmesinin zemini olacaktır. Çanakkale’ye hayırlı olsun” dedi.Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin ve katkıda bulunanlara teşekkür eden Bilgin, uçuşları artırarak sürdüreceklerini kaydetti.Bölgesel hava taşımacılığında gelişmekte olan diğer şehirlerin, Çanakkale’yi örnek almasını isteyen Bilgin, şunları kaydetti:”Bölgesel hava taşımacılığını yaygınlaştırmaya çalışacağız. Çanakkale’yi başka şehirlere bağlama projelerimiz de var. Bunu da yakın bir gelecekte açıklayacağız. İlk uçak, tanıtım uçuşu gibiydi. Satışa da iki gün önce açtık. İstanbul gelişi bu nedenle biraz zayıftı, bundan sonra artarak devam edecek.”               Kaynak;aa

12 Şubat 2012

Kaldırımda yürüyorlardı,araba çarptı

Trabzon’da kimliği henüz belirlenemeyen sürücünün kullandığı 61 EP 448 plakalı otomobil, Karadeniz Sahil Yolu mevkisinde yaya kaldırımında yürüyen Ercüment Malkoç (43) ile Şaban Doğan’a (53) çarptı.

Kazada ağır yaralanan Malkoç ve Doğan, Fatih Devlet Hastanesi ile Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Yaralılar, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamlarını kaybettiler. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.                     Kaynak;aa

10 Şubat 2012

Otopsi için ölen kadını mezardan çıkardılar

Talihsiz kadın Cuma günü 3.çocuğunu dünyaya getirmek için ailesi tarafından Doktor Ekrem Hayri Üstündağ Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesine götürülen Pınar Tekgül’ün sezaryenle bir kız çocuğu oldu. İddiaya göre Pınar Tekgül, sezaryen sırasında ana damarın ve normal bir damarının daha kesilmesi nedeniyle ağır komaya girdi. Yaşanan olayın ardından acilen Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen talihsiz kadın, önceki gün hayatını kaybetti. Tekgül’ün ailesi doktor hatası olduğu iddiasıyla hukuki işlem başlattılar.Savcılığın talimatıyla Tekgül’ün cenazesi, öğle saatlerinden sonra mezardan çıkartıldı. Adli Tıp Kurumu Morgu’na götürülen Tekgül’ün cenazesine, kadın doğum doktoru gözetiminde otopsi yapılacağı belirtildi.                                                   Kaynak;Anadolu Ajansı

09 Şubat 2012

Melisa Çayı Kışın içinizi ısıtacak gerginliğinizi atacak

 

Uzmanlara göre, sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı etkisi bulunan melisa bitkisi ruhsal gerginliği azaltıyor.

Limonu andıran hoş kokusu ve aroması bulunan melisa yapraklarının yararlı etkilere sahip olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, melisa bitkisinin en çok bilinen ve yararlanılan özelliğinin sinir sistemi üzerindeki yatıştırıcılığı olduğunu söyledi.

Prof. Yeşilada, “Melisa bitkisinin, yatıştırıcı özelliği bulunan ilaçların kuvvetli etkisine bağlı olarak ortaya çıkan sersemlik, araç ve cihaz kullanma güçlüğü ile bağımlılık gibi istenmeyen etkilere yol açmadığı bildirilmektedir. Yemeklerden sonra çay olarak tüketildiğinde hazımsızlık, gaz ve şişkinlik gibi sindirim sistemi sorunlarının giderilmesinde yararlı olabilmektedir. Diğer taraftan melisa, bazı hastalıklarda yardımcı tedavi olarak da kullanılabilir. Bunlar arasında dismenore (ağrılı adet), baş ağrısı, diş ağrısı, melankoli, histeri, kusma, yüksek tansiyon, kronik bronşsal mukoz membran yangısı bulunmaktadır” dedi.

Hazırlaayan:tepki
kaynak:habertürk

05 Şubat 2012

Cumhurbaşkanı Gül 24. MADDEYİ HATIRLATTI….

Anayasanın 24 üncü maddesinde herkesin vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahip olduğu ve ibadet, dinî âyin ve törenlerin serbest olduğu belirtilerek inanç ve ibadet hürriyetinin düzenlendiğinin hatırlatıldığı açıklamada, ayrıca kimsenin ibadet, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamayacağı ve suçlanamayacağının öngörüldüğü belirtildi.

Anayasa din hürriyetinin inanç ve ibadet hürriyeti olmak üzere iki boyutunu düzenlerken, 15 inci maddesinde de savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde bile kimsenin din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağını ve bunlardan dolayı suçlanamayacağını belirterek “inanç hürriyetini özel olarak teminat altına almaktadır. Dinî inancı olmayanlar için de durum aynıdır. Laikliğin ikinci yönünü din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması oluşturmaktadır. Anayasanın 24 üncü maddesinde, kimsenin, devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini din kurallarına dayandırma amacıyla, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemeyeceği ve kötüye kullanamayacağı belirtilmektedir” ifadelerine yer verdi

 

Hazırlayan: tepki

kaynak güncel haber

01 Şubat 2012

Ölüm döşeğindeki en çok duyulan pişmanlıklar!!!!

Ölüm döşeğindeki hastaların ölmeden önce geçirdekleri hayatların da  yaptıkları yaa yapadakları aına  en çok duydukları pişmanlıklarını ele alan konu ile ilgili kitabin da tecburelerini  anlatmışş…
Ware, “The Top Five Regrets of the Dying – A Life Transformed by the Dearly Departing” adlı kitabında ölüm yatağında insanların en çok pişmanlık duyduğu şeyin diğer insanlarla ilişkilerindeki ihmalkarlık olduğunu ileri sürdü.

İnsanların ölümlü olduğu gerçeğiyle yüz yüze geldiklerinde çok önemli değişimler geçirdiğini belirten Ware, ölmek üzere olan hastaların inkar, korku, öfke, pişmanlık ve sonunda kabullenme gibi aşamalardan geçtiğini söyledi.Hastalarına en çok ne için pişmanlık duyduğunu soran Ware, aldığı yanıtların temelde benzer olduğunu ve beş başlık altında toplandıklarını keşfetti:

1. “Keşke başkalarının benden beklediği hayatı sürmek yerine düşlerimi gerçekleştirme cesaretim olsaydı.” Ware’e göre insanlar, yaşamlarının sona erdiğinin farkına varıp geriye döndüklerinde düşledikleri şeylerin çok büyük bir kısmını gerçekleştirmediklerini görüyor ve pişman oluyor.

2. “Keşke bu kadar çok çalışmasaydım.” Ware’e göre erkek hastaların büyük bir kısmı, işleri nedeniyle ailelerine ve dostlarına yeterince vakit ayıramadıkları için pişman oluyor. Ware, erkek hastaların büyük bir kısmının eğer bir şansları daha olsa dönüp çocuklarının kaçırdıkları anlarını yaşamak istediklerini gözlemledi.

3. “Keşke duygularımı dile getirmeye cesaretim olsaydı.” Birçok insanın diğerleri ile ilişkilerini belirli bir düzeyde tutmak için duygularını bastırdığını söyleyen Ware, bastırılan duyguların insan sağlığı üzerinde son derece olumsuz etkileri olduğunu ileri sürdü.

4. “Keşke arkadaşlarımla ilişkimi sürdürseydim.” İnsanların kendi yaşamlarına çok fazla odaklanıp arkadaşlarıyla ilişkilerini yitirdiğini ancak ölüm yatağında fark ettiğini söyleyen Ware, ölmekte olan insanların en çok eski arkadaşlarını özlediğini söyledi.

5. “Keşke kendime daha çok mutlu olmak için izin verseydim.” Çoğu insanın mutluluğun aslında bir seçim olduğunu ölüm anı gelene dek fark etmediğini söyleyen Ware, insanların rahat yaşamak uğruna eski alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı kaldığını belirtti. Alışkanlıklarından vazgeçmek istemeyen insanların değişme korkusu yaşadığını ve daha fazla mutlu olma şansını kendi kendilerine yok ettiğini belirten Ware, ölüm yatağındaki hastalarının “Keşke daha çok gülseydim, keşke aptalca şeyler yapmaktan bu kadar korkmasaydım” diyerek pişmanlıklarını dile getirdiğini sözlerine ekledi.

 

 

Hazırlayan: Tepki

Kaynak: habertürk gazetesi

29 Ocak 2012

Vicdansızlar bebeği bırakıp kaçtılar

Alınan bilgiye göre, Iğdır Devlet Hastanesi ek hizmet binasındaki çocuk servisinde bulunan görevliler, bir bebeğin ağladığını fark etti.Sağlık görevlileri, serviste sandalyenin üzerine bırakılmış  erkek bebeği muayene etti.Hastanenin ana binasına götürülerek kuvöze konulan bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.Iğdır Devlet Hastanesi Nöbetçi İdari Sorumlusu Doktor Ekrem Güney, yaptığı açıklamada bebeğin 1aylık olduğunu,sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.Pazartesi günü bebek ile ilgili idari işlemlerin başlayacağını  belirtti.

28 Ocak 2012

Gripten mi öldü?

Zübeyde Tan isimli bebek 3 gün önce grip gerekçesiyle hastaneye götürüldü.Sabah saatlerinde hayatını kaybetti.Olay,Antalya Kepez ilçesi Şelale Mahallesi Ekin 2 Sitesi A Blok’ta meydana geldi. Pınar ve İlhami Tan çiftinin ikiz çocuklarından Zübeyde Tan’ın 3 gün önce grip olduğu iddia edildi. Durumun ağırlaşması üzerine anne babası tarafından hastaneye kaldırılan Zübeyde Tan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Zübeyde Tan’ın ölümünün şüpheli olduğunu değerlendiren polis ekipleri, Pınar ve İlhami Tan çiftinin ifadesi almak için polis merkezine götürdü. Tan çiftinin ifadeleri alınırken evlerinde de polis ekipleri tarafından inceleme yapıldı. İncelemede herhangi bir suç bulgusuna rastlanamadı. Zübeyde Tan’ın cesedi üzerinde yapılan ilk incelemede gribal enfeksiyona bağlı yüksek ateş ve ishal olduğu tespit edildi. Zübeyde Tan’ın bu nedenle yaşamını yitirmiş olma ihtimali üzerinde duruluyor.Anneanne Gülsüm Bakır iddiaları doğruladı.Kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından netlik kazanacak.

27 Ocak 2012

Ak Parti’den ziyaret

AK PARTİ  BODRUM  İlçe Başkanı YILMAZ ALGÜL, Bodrum Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Danacı’yı makamında ziyaret etti.
ALGÜL,  Mustafa Danacı’nın her zaman Bodrum için örnek olabilecek çalışmalar yaptığını söyledi. 15 Ocak’ta yapılan Ak parti  İlçe Kongresi’ne gelen Danacı’ya nezaket ziyaret bulunduklarını belirten Algül, “Çok uzun yıllardır Bodrum’a hizmet eden sayın başkanımızın fikirlerinden ve deneyimlerinden yararlanıyoruz” dedi. Kaynak;Muğla (Anadolu ajansı)

  • Son Yazılar

  • Son Yorumlar

  • Arşivler

  • Kategoriler

  • Meta